Mustafa Aydınlı

Mustafa Aydınlı

Yarın

BİR İŞ ADAMININ ÖYKÜSÜ - 3

03 Ağustos 2019 - 15:25

HASAN BAŞARANHINCAL (YILDIZ HASAN)
    Çorum toprak sanayi, Çorum’un ana iş kollarındandır. Türkiye’de Çorum adı söylenince ilk akla leblebisi ve toprak sanayisi gelir. Konumuz toprak sanayisi olduğu için yazımızı bu alanda sürdüreceğiz. 
Toprak sanayinin evveliyatı ve ilkleri vardır. Bu konudaki ilk şekillenmelere Hasan Baba (Yıldız Hasan’la) vefatından önce yaptığım özel söyleşide gireceğiz. 
    Konuyu kısa hatları ile ele alırsak, Çorum’da toprak işi ile ilk ilgilenenlere baktığımızda karşımıza üç önemli isim ve giriçimci çıkıyor. Rahmetli Yıldız Hasan’ın babası ve yine rahmetli Kadir Başaranhıncal, her ikisi de rahmetli olmuş Halit Hamoğlu ve Ahmet Karadayı, Çorum toprak sanayisinin temellerini atan kişiler. Sanayinin kurulması için Kadir Başaranhıncal tarlasını ortaya koyarken, Ahmet Karadayı işin ustalık ve teknik yanları ile doğrudan ilgileniyor. Halit Hamoğlu ise genelde işin finans tarafını ve nakit akışını sağlıyor. Bu üç değerli girişimciyi toprak sanayisinin Çorum’daki atası olarak yorumlamak, objektif bir değerlendirmedir. Aslında her üçü de toprağın dilinden anlıyorlar. Ortaklık ve birlikte üretimdeki iş bölümü böyle yapılıyor. 
    Belirttiğim gibi aslında bunların da evveliyatı var. Ustalık işini nereden öğreniyorlar? Toprağı yoğurup, süzüp, dinlendirip şekil verme, üretim için olgunlaştırma aşamasına nasıl geliniyor? Bu konulara Hasan Baba’yla vefatından önce yaptığım özel söyleşide gireceğiz. Çorum ekonomisine yön veren bu sektörün en dip noktasına kadar inip onu somut verilerle gelecek kuşaklara aktarmayı toplumsal ve yazın sorumluluğumuzun  gereği sayıyoruz.  
    Tarihsel olaylar, o olaylarda yer alan aktörlerin tutum ve davranışları ile şekillenir. Olayın kahramanı, olaya yön veren, şekillendiren, işin akışını kontrol eden, kişi ya da kişilerdir. Vefatı nedeniyle güncelliğini koruyan ve özel önem verdiğimiz, Yıldız Hasan (Hasan Başaranhıncal’ın) yaşadığı döneme damgasını vuran tutum ve davranışlarıdır. 
    Genel bir sözdür: “Hiçbir başarı tesadüf değildir.” Yeni ve genç kuşakların girişimcilerin örnek alacağı eksik ve fazla bulacağı niteliklerin paylaşımıdır. Toplumlar bugünkü uygarlık seviyesine, hep bir önceki kuşaktan el alarak, onun bilgi ve deneyimlerinden, birikimlerinden yararlanarak gelmedi mi? 
    Dünya çapında sanatçımız Fazıl Say’a bir söyleşide soruyorlar: 
    “Onca çırağı, kalfayı, yeni sanatçıları özveri ile yetiştiriyorsun. Onların ilham kaynağı oluyorsun. Hiç korkmuyor musun? Bir gün bunlar yetişir, beni geçer, tahtıma oturur diye?” 
    “Hayır.” diyor Say. "Öyle olsa, herkes bildiğini mezara götürse, insanlık bir milim ileri gidemez." 
Bu aynı zamanda öz güvenin de bir yansımasıdır.
    Kendisi ile son defa görüştüğüm, iznini almadığım için adını veremeyeceğim değerli bir işadamının tanıklığına başvurmak istiyorum Yıldız Hasan'la ilgili. Tekirdağ’da toprak sanayisinde tesisi olan bu önemli bir iş adamımız şöyle diyor: 
    "Hasan Baba'yı iyi tanırım. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok değerli bir insandı. Kardeşleri İsmet Başaranhıcal, Nurettin Başaranhıncal iş ve ticari ahlakı üst düzeyde insanlar. On beş yıl (1961-1976) yanlarında çalıştım. Ne ticari ilişkileri nedeniyle ilişkili olduğu insanlar ne de çalışanları, onda bir kuruş alacağım kaldı dememiştir. Kimsenin bizi gadre uğrattı dediğine şahit olmadım. 
    Ben işi onların yanında öğrendim. Aynı işi yapıyorum. Tuğla fabrikam var. Hatta o zaman Çorum’da bir tuğla fabrikanın hisselerini satın almak istedim. Beni Hasan Baba’ya sordular. O refarans olmasa fabrikaya hissedar olamıyordum. Fabrikaya ortak olursam üstelik rakipleri olacaktım. Hasan Baba’ya bu kişiye kefil olurmusun dediler. Ne kefaleti, gövdemi basarım dedi. Sonra o hisselerimi satıp Tekirdağ Kumbağ’da şu anki tesisimi kurdum. Sayelerinde hayatımın akışı değişti. Memleketin böyle insanlara ihtiyacı var.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum