Mustafa Aydınlı

Mustafa Aydınlı

Yarın

HALK KAZANDI HAK KAZANDI

25 Haziran 2019 - 14:47

     31 Mart 2019 seçimlerin de, Ekrem İmamoğlu’nun kazanması üzerine, bu sutunlar da barış dili kazandı diye yazmıştık. Mazbatanın geri alınarak seçimlerin yenilenmesi üzerine de yapılan seçimin vicdan seçimi olacağını belirtmiştik. Devamındaki makalemizde ise İstanbul’un Türkiye’nin özeti olduğunu açıklamıştık.
     İstanbul BŞB Başkanlığı seçiminin yenilenmesini isteyen Cumhur İttifakı büyük bir hezimete uğramıştır. İstanbul seçimi, tek adam rejimine karşı, bir demokrasi refarandumuna dönüşmüştür. Bu topraklar üzerinde yaşayan insanların bir vicdan muhasebesine dönüşmüşür. Ceberrut parti devleti çökmüş, milli irade kazanmıştır.
     Saygın hukukcuların belirttiği gibi, yok hükmünde olan 16 Nisan refarandumu tam anlamıyla tartışmalı hale gelmiştir. Atı alanın Üsküdar’ı geçemeyeceği anlaşılmıştır. Rejimin değişmesine sebep olan yok hükmündeki refarandumdan beri, ülke her alanda freni patlamış kamyon gibi bayıra aşağı gitmektedir. Ekonomi çökmüş, yosulluk diz boyu, şirketler peşpeşe konkordato ilan ediyor. Halk soğana, hayvanları samana muhtaç olmuştur. Ülke de pek çok talan, tarikatlar, cemaatler, yandaşlar kanalıyla, halkımızın kutsal inançları sömürülerek, Allahla kul arasına girilerek yapılmaktadır. “Falan partiye oy verirseniz cennete giderseniz” gibi akıllara durgunluk veren söylemleri duyduk.
     Seçim sürecinde akıl almaz bir kampanya yürütülmüştür. Halka parmak sallanmıştır. Halk tehdit edilmiştir. Kendi dışındakilere “Zillet İttifakı” demişlerdir. Barış söylemi unutulmuş, kendi dışındakilere herkese terörist denmiştir. Rakibine oy çaldılar gibi aslı astarı olmayan söylemler, koskoca ana muhalefet lideri Sayın Kılıçdaroğlu’na linç girişimi yapılmış, yalan beyanla Ordu Valisine küfür edildiği söylenmiş, bir defa olsun barış, sevgi dili kullanılmamıştır. Halka bir tebessüm çok görülmüştür. Devletin seçim yenilemekle ettiği masraf bir yana, halk tatil programı yapamaz olmuş, gidenler geri dönmek gibi yeni bir zaman ve ekonomik giderle baş başa kalmıştır.
     İktidarın gözü öylesine kararmıştır ki, bu topraklarda yaşayan insanların vicdanlarını, haklıdan yana olma, masumdan yana olma asilliğini, geleneğini görememişlerdir. Göremiyorlar ki bu halk, tehdite, şantaja, yalana, dolana, talana boyun eğmez. İstanbul’da kazanan için en büyük etken budur. 
     Seçim sonuçları Mustafa Kemal ilke ve ideallerinden sapmanın ülkeyi ne hale getirdiği, halkın buna karşı yanıtıdır. Tek adam rejimine karşı, parlementer demokrasi taleplerinin yüksek sesle duyurulmasıdır.  
     Seçim sonuçları, İstanbul’a  ihanet edenlere, İstanbul’lunun 847 milyon liralık alın terinin kazanımının yandaş ve vakıflarca, cemaatlerce talan edilemeyeceğinin yanıtır. 
     Bu sonucun alınmasın da AKP, MHP, CHP, HDP, İYİ PARTİ, SP ve adını sayamadığım pek çok farklı düşüncenin katkısı vardır. Bu bir toplumsal reflekstir. Düşünün ki büyükçe bir bina ve birisi yangın vaaaaar diye bağırıyor. Herkes cümle kapıya doğru koşar. Türkiye bu iktidardan kurtulmak için kurtuluş kapısına doğru koşmuştur. Aklın yolu bir.
     Bu sonucun alınmasında; TC’lerin bazı kurumlardan kaldırılmasından alında, kurucu değerlere karşı yapılan pek çok saygısızlığı kapsıyor. İki ulusal kahramana “İki ayyaş” nitelemeleri, “Lozan hezimettir”, “Doksan yıllık reklam arası” söylemleri unutulmadı. Türkiye kendiliğinden tehlikeyi görmüş, kendiliğinden toplumsal ittifak oluşmuştur. Tek adam rejimine karşı halk iradesi sandığa yansımıştır. Sonuçta halk kazanmıştır, taşlar yerine oturmuş, hak kazanmıştır.

Bu yazı 389 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum