Nilgün Yazar

Nilgün Yazar

Gökyüzü

DOĞANIN UYANIŞI

06 Nisan 2020 - 21:52 - Güncelleme: 06 Nisan 2020 - 21:59

     Adına kader dedikleri öykümüz, bize biçilen rollerimiz oldu. Yaşadıklarımız ise mazi dediğimiz dünümüz oldu. Bazen gün ortasında karanlığı yaşadık,  bazen de gecenin en zifiri karanlığında güneş battı dünyamızda. Gün oldu, mevsimler anlamını yitirdi. 
     Gönül penceresinden seyreyledik evreni. Nisanda yeşermesini beklerken yaprakların, sanki hazan mevsimidir, sararıp savruldu yapraklarımız. Bilir misin gönül gözünle, yazın ortasında zemheriyi yaşamak nasıl bir duygu? Tek kişilik tango sanırsın yaşam. İnsan savruk rüyaların ve hayallerin esiri olmasaydı keşke.
     Renkleri sadece siyah veya beyaz demek zorunda olmasaydık. Oysa siyahtan beyaza kadar ne kadar çok ara renk vardır. Kara ile kararan içimiz, pembe ile ılımış, mavi ile mutluluğa tebessüm etmiş, beyazın saf ve temizliğinde yıkanmıştır. 
     Yüreğin ve duyguların karardıysa, yüzüne maskeye ne gerek var, gözyaşlarını gizlemek için. Zaten gözyaşların akar içine, yudumlarsın damla damla. Kararır yüreğin, kararır dünyan. Solgun sokak lambaları ve ay ışığı ışıtmaya direnirken geceyi, bakarsın güneş doğar ufuktan. Işıtır dünyamızı karamsarlıklarımızı ve evreni. Durduramazsın kelebekleri, uğur böceklerini, karıncalar koşuşturmaya başlar. Tomurcuklar patlar dallarında, ay gün çiçekleri güneşe döner yönünü. Dans eder doğa.
     Her doğan güneş yeni bir günün, yeniliklerin habercisidir. Artık bugün dün olamaz, yarında bugün, doğada devinim baş döndürüyor. Umutlar yeşerir, yarın başka bir gün olacaktır ve bir akan nehir gibi akıp gidecektir, sonsuza değin.
     Dünden kalan yarımları tamamlamaktır ereğim. Yarım kalmış beste, yarım kalan resim, yarım kalan bir kitabı bitirmek. Gün gelir dört mevsim yaşanır, gönül ikliminde. Gün gelir kardelen çiçekleri açar, zemheri ayında. Yaşayan canlı doğanın özüdür, zorluğu güçlüğü yenmektir doğası. İki kaya arasına tutunan gelincik gülleri, kır çiçekleri gibi. Gücünü güneşten alırken doğa, kim durdurabilir tohumun çatlamasını, tomurcuğun patlamasını, ayağa kalkmasını çiğdem, nergisin. 
     EPİKTETOS'un dediği gibi '' Yarınlar düşlerin güzelliğine inanmaktır.'' Çileli günlerden geldi insanlık bu güne. İnsanlık yenecek üzerinde dönen kara bulutları, akılla, bilimle, sabırla. Dün böyleydi, bugünde, yarında böyle olacak. Tüm güzellikler insanlığın olsun. Kötü ve kara günler 1 Nisan şakası olarak kalsın.

Bu yazı 2076 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum