Nilgün Yazar

Nilgün Yazar

Gökyüzü

TÜRK KADINININ SEÇME SEÇİLME GÜNÜ

11 Aralık 2020 - 11:55

      Ülkemiz Cumhuriyetle birlikte, şeriat hukukunu rettedmiş, 1926 da Yurttaşlar yasası, (Medeni kanun) ile kadınlarımıza pek çok haklar getirmiş, 1934 yılında da Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkı vermiştir.
      Bu anlamda çoğu Avrupa ülkesinden önce kadının seçme ve secilme hakkını almasını, Cumhuriyete ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e  borçluyuz. Bu çağdaş haklar İslam ülkeleri ile kıyaslanamayacak derece de daha ilerdedir. 
      Türk kadını bu çağdaş haklara kavuştuktan sonra, daima cumhuriyet karşıtlarınca tartışmanın odağında olmuştur. Giyim kuşamından toplumda üstlendiği role kadar. Şeriat hukukuna göre kadın sadece çocuk doğuran, mutfağının kölesi bir insandı. İki kadının şahitliği bir erkeğe eşitti, seçme seçilme hakkı yoktu, kaderi erkeğin iki dudağı arasında ‘boşol’ dedin mi boşanan, mirastan eşit pay alamayan erkeğin çok sayıda eşinden biri insan konumundaydı.
      Ünlü şair Nazım Hikmet kadını şu çarpıcı sözlerle ifade ediyordu. “Kadının soframız da ki yeri öküzümüzden sonra gelen” şeklin de karikatürüze ediyordu. Yalan değil, Osmanlı döneminde öküzün, ineğin, keçinin, koyunun sayımı yapılıyordu da, nüfus sayımında kadınların sayılmamış olması ibretlik tablodur.
      Günümüz de hala eskinin alışkanlıkları ile “Doğurmayan kadın yarımdır” gözü ile bakanlar var. Kadın bir kuluçka makinası gibi doğuracağı çocuğun sayısını hesabını yapanlar var. “Hamile kadın kadın sokakta dolaşmamalı, kadın toplum için de gülmemeli” gibi ilkel anlayışlar var.
      Oysa bu gün Dünya gezegeni üzerin de çoğu ülkeleri kadınlar yönetmekte, azımsanmayacak başarılara imza atmakta. Ne yazık ki çoğu islam ükesin de kadın hala Dünya’ya tesettürün arkasından bakabilmekte, garip olan da bu bakışı kadının özgürlüğü sanmakta.
      Dinci toplumlarda erkek birey değil kuldur. Kadınsa erkeğin kuludur. Yani ‘’kulun kulu’’ Bu durum zincirli pranga gibi kadının alın yazısıdır. Ülkemiz uygarlık tarihinde “aydınlanma devriminin” adına “Kemalizm” diyoruz. “İnsan hakları bildirgesi”ni aydınlanma devrimi yarattı. Kadın insandır. Mustafa Kemal ‘’Bir milletin medeniyetini mi ölçmek istiyorsunuz; kadınlarına nasıl muamele yapıldığına bakınız’’ diyor.
      Türk kadını olarak çağdaş dünyada ki yerimizi, Cumhuriyet’e ve Mustafa Kemal’e borçluyuz. 5 Aralık 1934 de Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesini kutluyor, bizlere bu hakkı veren Cumhuriyetimizin kurucularını minnet ve şükranla anıyorum. 5 Aralık seçme ve seçilme günümüz tüm kadınlarımıza kutlu olsun.

Bu yazı 415 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum